"Sözlerin bumerang gibi, döner yaralarsa seni; ağzın dilin gereksizdir susarsın" Gülten Akın
9 Şubat 2013 Cumartesi
Durup Dururken
Mesela, kimse bana şarkılar bestelemedi, şiirler de yazmadı.
Öyle kimse bana sırılsıklam aşık da olmadı.
Hiç zor kadını oynamadım. Oyun da oynamadım.
Çünkü hiç bilemedim oyun oynamayı ya da cilve yapmayı.
Bazen öğrenmeye çalıştım göz süzmeyi, naz yapmayı. Ama her seferinde çok sıkıldım bu küçük oyunlardan.
Bir o kadar da aptaldım belki de.
Hiç düşünemedim insanların küçük hesapları olabileceğini.
Kurdukları cümlelerin altında başka anlamların yatabileceğini. Gözyaşlarının ardında kurnaz hesaplar da yapılabileceğini çok geç öğrendim.
Çok kazık yedim. Çok ağladım.
Yalancı sevgiler de gördüm.
Muhteşem makyajlı gülümsemelerin ardında acımasız zihinler olduğunu bilmeden değer verdim. Sevdiklerimin yalan oldukları gerçeğiyle de yüzleştim.
Evet acıttı canımı. Hala da acıtır, yalan söyleyemem.
Bir dolu hatalarım oldu, bir dolu daha yapacağım biliyorum.
Söyleyemediklerim, yapamadıklarım zaman zaman uyandırsa da gecenin bir yarısında, kimseyi kasıtlı olarak acıtmadım. Kavga edebilen bir insan da olamadım hiç. Mesela, dünyanın en aptalca şeyi, çok sinirlenince bağıramam, ağlarım ben. Bildiğin gözyaşlarım akar sicim gibi yanaklarımdan ve ağlarım. Çünkü bilmem kavga etmeyi, öyle laf sokmayı falan!
Bildiğin, Nefret ederim kavga etmekten.
Hem konuşup sorunu çözebilecekken neden kavga edelim ki anlayamam.
Ve anlatamam ki şu hayatta en büyük kavgamı kendimle yaptığımı.
Küsemediğimi kimseye kendimden başka. Kendimden başka herkesi affedebildiğimi söyleyemem.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder