10 Nisan 2015 Cuma

Yok

Gitsem ben
Yok olsam
Olmasam...
Herkes için daha kolay.
Bir becerebilsem.
Parmak uçlarımdan
Parmak izlerimi koparsam
Ağırlığımı alsam bu dünyadan.
Hafifletsem hayatı
Yok olsam.
Gitsem ben
Kimse acıtmadan
Yok olsam.
Boğazımdaki düğümleri tek tek çözsem.
Uçsam
Yok olsam.
Tüm acıları alsam
Götürsem
Gitsem ben
Yok olsam
İz bırakmadan.

10 Mart 2015 Salı

Uzman

Tutkulu ve yok edici aşklar üzerine uzmanlaşıyorduk...

28 Ocak 2015 Çarşamba

Küçüğüm






...Her aşk kendini yaşar,
   Çaldığın kapı kapanır sonunda 
   İçinde bir sen bulursun 
   Büyümüş, anlamış, yorgun ...

21 Ocak 2015 Çarşamba

Çöl


Kırgınlıkları, kızgınlıkları, kalp kırıkları, aşkları olan kadınlar çöllere göçerlermiş. Kuru havasında yaşanmışlıkları, yaşanmamamışlıkları ve yarım kalmışlıkları sarmalayıp saklayan çöle. Çünkü, zaman yokmuş çölde.  Böylece tüm bu kalp ağırlıkları asılı kalır, hafifler ama yinede varlıklarından bir şey kaybetmezlermiş.
Çöle kaçan kadınlar, ister çölün sükunetinden diyin ister çetin yaşam şartlarından, eteklerinde zaman sadece kendilerini inandıramadıkları umursamaz tavırlarıyla süpürürlermiş yeryüzündeki zalimlikleri.
Çok kadın karşılarındakini daha fazla acıtmamak için bürünürlermiş zalim rolüne. Kendi içlerinde çöle rağmen gün be gün büyüyerek onları öldüren aşklarını işte bu yüzden havada asılı bırakırlarmış.
Dile getirilmeye bile korkulan yaşanmışlıkları buz gibi çöl gecelerinde rüyalara anlatırlar, rüyalarda severler, sevişirler,  konuşurlar yaşarlar, rüyalardan rüyalara raks ederlermiş.

İşte bundan dolayı derler ki eskiler, eğer bir kadın ansızın belirirse rüyalarınızda bilin ki bir yerlerde bir kadın göçe başlamıştır uçsuz bucaksız bir çöle doğru...



6 Ocak 2015 Salı

Parmak uçlarımda dolanırım rüyalarınızda
Parmak uçlarınıza dokunurum dudaklarımla...

23 Kasım 2014 Pazar

Asla...

Zaman asla affetmez ve sana bundan bahsetmez.

2 Kasım 2014 Pazar

Kiss

*berlin-artparasites'dan Alıntıdır. 
“Have you ever lost yourself in a kiss? I mean pure psychedelic inebriation. Not just lustful petting but transcendental metamorphosis when you became aware that the greatness of this being was breathing into you. Licking the sides and corners of your mouth, like sealing a thousand fleshy envelopes filled with the essence of your passionate being and then opened by the same mouth and delivered back to you, over and over again - the first kiss of the rest of your life. A kiss that confirms that the universe is aligned, that the world's greatest resource is love, and maybe even that God is a woman. With or without a belief in God, all kisses are metaphors decipherable by allocations of time, circumstance, and understanding” ― Saul Williams said the shotgun to the head