23 Temmuz 2014 Çarşamba

Trafo

Bazen bir trafo üzerine yazılan iki satır gülümsediğin tek andır tüm gün boyunca!

15 Temmuz 2014 Salı

Aksiseda

Bazen sorduğun sorulara cevap gelir
Sonra birden anlarsın gelen cevapların
Sadece kendi sesinin yankısı olduğunu
Baki kalır mı bilemem
Bu kubbede ama
İşte böyle birşeydir
Yalnızlık içinde aksiseda.

10 Temmuz 2014 Perşembe

Günden Kalan

Birdenbire başlar müzik
Piyano başlar,
Davul başlar,
Saksafon başlar,
Gitar başlar.
Yavaş yavaş sarar bedenini
Tizleri hissedersin teninde
Basları yüreğinde,
Kalbinin atışları değişir
Ritim olur
Her vuruşta yaşadığını hissedersin
Her vuruşta bir nefes
Sarar ruhunu bedenini
Müzik olursun,
Söz olursun,
Bırakır gidersin her ne varsa,
Yerden yükselirsin
Bir başka yere
Bir başka zamana
Söz olursun, müzik olursun,
Bambaşka diyarlarda
Kan olursun damarlarda dolaşan,
Bir nefes sineye dolan
Aşk olursun.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Gülüş

Yalnızlıklarımdan buket buket gülücükler yarattım
Belki gülümsersiniz diye pencerenizin önüne bıraktım.
Bir gülüş havada asılı kalacak,
Bir martı çığlığıyla geceyi yırtacak,
Ve
Farkettiğinizde geç olacak bilirim.



1 Temmuz 2014 Salı

Saçma!


Hep dolu dolu sevdim ben
Bir çiçeği, bir kuşu ,bir şarkıyı, bir şiiri
Dolu dolu sevdim dostularımı, arkadaşımları, sevgililerimi
Öyle azcık değil
Tüm benliğimle, tüm yüreğimle hem de


Bırakıp gidenler de oldu, bırakıp gittiğim de
Yaralayanlar da oldu, yaraladıklarım da
Gün oldu çok büyük konuştum
O büyük konuşmalar birer birer dizildi önüme.


Ama hiç pişman da olmadım yaşadıklarımdan
Çünkü, ben istedim, ben yaptım
Hemen hepsi benim seçimlerimdi.


Korkmadım ben hatalardan, yalnızlıktan
Düşüp dizlerimi yaralamaktan.
Korkmadım nefes almaktan, yaşamaktan
istemekten, kazanmak ya da kaybetmekten
Hayırlısı dedim yürüyüp gittim yoluma

Çok da büyük şeyler beklemedim hani hayattan.
Azıcık huzur, azıcık şefkat, azıcık sevgi.
Olmadı ya olsun,
Herneyse...

Mesela ağlamıyorum artık eskisi kadar
Ya da düşünmüyorum
Sadece duruyorum.
İster kibir deyin, ister aptallık, ister bıkkınlık
Umurumda da değil


Artık çok sıkıldım
Abuk subuk mazeretlerden,
Ego yarışlarından,
Yalanlardan.

Hayat dediğimiz şey ne ola ki?
Değil yarın bi sonraki anın garantisini kim verdi.
Başlangıçta aynı yerden çıktık yola
Varacağımız aynı nokta.

Böbürlendiğimiz herşey
Aslında ne kadar gülünç
Ne kadar saçma.

Hayat ne kadar değerli, ne kadar saçma.



17 Haziran 2014 Salı

Deli Kızın Türküsü...

Ne enteresan,
Gülten Akın'ın en sevdiğim şiiri ve de şarkıya dönüşen mısraları...
Yazmamışım ya da silmişim
Bak bilemiyorum şimdi.
Hayatımın her dönemine referans veren...
Biraz ben hatta fazla ben...

Gün bugündür o zaman!

Çığlık çığlığa okunmalı şiirler,  söylenmeli şarkılar.

Belki o zaman hafifler ruhumuzdaki yalnızlıklar...



Deli Kızın Türküsü

I

Sabahleyin

Karayı kaldırın mavi koyun umudumu yitirmedim
Beni çağırın gülümserken uykunun bir yerinde
Eliniz beyazken uzatın isterim
Karayı kaldırın sevgi koyun umudumu yitirmedim

Ben ışıklar konfetiler, bayramlar istemem
Uzanmışım gölgeliğe bir başıma
Şu uzaktan tükenmez yalnızlıktan
İçten içe ürküyorum ama
Böyle de iyiyim

Siz dayanılmaz bir "Günaydın"sınız
Sabah sabah insanı ayağına getiren
Hiç yoktan dünyayı kendini sevdiren
Siz çocuk ağızlı bir "Günaydın"sınız

Çocuk ağzınızla biraz daha durun
Gittiğinizde güz gelmiş olacak

Güz gelirken bir yanı kara sevdalarla
Avcumda bu yavru kuş varken tedirgin
Sizde tutunacak yaslanacak kollar
Biraz daha durun biraz daha
Karayı kaldırın mavi koyun umudumu götürmeyin


Akşamüstü

Yollarda akşam dönüşü yorgun argın
Siz yoksunuz şiir yazan ellerim yok
Yarımla dışa dönmüşüm yarım susken
Çizginin üstindekiler yüz yüze
Koca bir gün ne yapmışım nasıl yaşamışım
Haberim yok

Dokunup çekilen bir şarkı rüzgarla
Vakti yalanlıyor sıcak sıcak
Sinema dönüşü iş dönüşü yahut bahanesiz
Beyazın tam ortasında bekliyorum
Ya gelmezseniz ne olacak

Maviyi kaldırın kara koyun sırasıdır
Bana yeni tutkular gerek bıktım
Bir solukta buz gibi yaşamak isterim
Beni öldürürse bu umut öldürür


Gece Türküsü

Alıp ayaklarımı yollardan şöyle rahat
Tam kendimi bulacakken
Kim getirir sizi başucuma
Kim kaldırır uzun uykunuzdan

Başlar gecenin oyunu delice
Dizlerime yükselir bir deniz
Anıları küçük yıldızlar gibi karanlıkta
Yanıma yöreme indirirsiniz

Ben ışıklar konfetler bayramlar istemem
Uzak uzak gitmede fayda yok
Şimdii bütün şehirler birbirine benzer
Bir kendi kendime doyasıya
Bu gece sussanız dinlensem
Ne gezer


II

Şimdi insanların yalnız kolları var
Ve ben delice bir şey istiyorum
Şimdi insanların yalnız kolları var
Ve ben başımı koyuyorum

Tuttu bir alacakaranlık bastı
Bütün şehirler birbirine benzedi
Saklı köşem bir daha aldattı ellerimi
Ellerimde iki üç isim kaldı

Adına yakılan mumlar İsa'nın
Yana yana bitti umutsuz
İsa, resimleri kadar güzel değildi
Biri kardeşliiğimi aldı gitti
Şimdi ben delice yaslanmak istiyorum
Şimdi insanların yalnız kolları var


III

Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan

Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü

Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur gecelerin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli

Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
Böcekler gibi başlamalı yeniden
Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden

(1955)



16 Haziran 2014 Pazartesi

Rakı

Az içince sakinler,
Çok içince unutursun...
Her halükarda
İlaçtır rakı
Cana can katan
Candan can alan rakı!