Gece, ay tepenin ardından battığında mı başladı yoksa bitti mi bilmiyorum.
Ağzımda kesif bir nikotin tadı.
İnadına bir sigara daha yakıyorum belki bu sefer uykuyu getirir gözlerime.
Yersiz yurtsuz gelen kelimeler dönüyor aklımda,
Kimisi havada asılı kalıyor, kimisi yere düşüp bin parça oluyor.
Susmak asaletten falan değilmiş, farkına varıyorum.
Yine de susuyorum. mecalim yok sadece.
Aptal, salak şaşma sessizlikler kalıyor geriye.
Sessizlikler ne kadar da korkunç aslında.
Çözümsüz, havada asılı, anlamsız.
Midem yanıyor, kulaklarım uğulduyor, dişlerim acıyor...
Gün doğar birazdan.
Yine gemiler geçmeye başlar boğazdan, sonra martılar.
Yavaş yavaş bu kahpe şehir uyanır.
Tüm keşmekeşiyle!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder